Designed and built with care, filled with creative elements

Top
Image Alt

Dil Öğrenmekten Beynin Hangi Bölgesi Sorumludur?

  /  Çocuk Eğitimi   /  Dil Öğrenmekten Beynin Hangi Bölgesi Sorumludur?

Dil Öğrenmekten Beynin Hangi Bölgesi Sorumludur?

Dil, en temel seviyedeki iletişim aracımızdır ve çocuklarda beyin gelişimi yoluyla bu süreç doğrudan başlar. Dil ile beyin arasındaki ilişki “Sinirdilbilim” tarafından araştırılır. İnsan beyninde dilin nasıl temsil edildiğini, beynin dil edinimini bu bilim tarafından araştırılır.

Beyin “sağ beyin” ve “sol beyin” olmak üzere farklı aktivitelerden sorumlu olan iki yarım küreden oluşur. Sol beyin beyinde konuşma, iletişim kurma, dil edinimi gibi görevler yerine gelirken aynı zamanda vücudun sağ tarafının kontrolünü de sağlar. Yani beynin konuşma ve dil merkezi burasıdır denilebilir.

Doğduğumuz andan itibaren sürekli duyduğumuz sesler, kelimeler artık alışkanlığa dönüştüğü için beynimizde büyük değişikliklere yol açmazken, yeni bir dil öğrenmeye çalıştığımızda işler tamamen değişir. Beynimizde uzun bir süreçten geçtikten sonra ancak zihnimizde ana dilimiz gibi yer edinebilen yeni kelimelerin beyindeki yolculuğuna birlikte göz atmaya ne dersiniz?

Kelimelerin Beynimizdeki Yolculuğu

Daha önce de bahsettiğimiz gibi beynimizin sol yarım küresinde konuşma alanı olarak da adlandırılan Wernicke adında bir bölge bulunmaktadır. Çevremizde duyduğumuz sesler önce kulaklarımız yoluyla beyindeki duyma merkezine gelir, burada sinirsel birtakım uyarılara dönüşür, sonra ise wernicke alanına gelir. Burada duyduğumuz sesler birer bizim için anlamlı bir hale gelir. Buradan ise motor kortekse aktarılarak beyin tarafından motor yani kas hareketlerimiz uyarılarak ses üretmemizi sağlar. Bu üretilen ses konuşma, cevap verme olarak sonlanır. Bu süreçteki işlemlerin tek birinde bile oluşan sistemsel sorun, çocukların dil edinimini sonsuza kadar engellemektedir. Bu sebeple lütfen bebeğinizin odyoloji kontrolünü geç olmadan yaptırın. 

Sorunsuz bir sistemde Beyinde gerçekleşen bütün bu aktarımlar aksonlar ve dendritler adını verdiğimiz elektriksel bağlantılar ile gerçekleşir. Peki bu elektriksel bağlantıların çalıştığını anlayabilir miyiz dersiniz?

Kendi başımıza elbette ki anlayamayız, fakat yapılan araştırmalar bu bağlantıların çalışmasının yoğunluğuna göre beyinde yarattığı değişiklikleri gözlemleme fırsatı bulmuşlardır.

Amerika’da bir üniversitede yapılan araştırmada iki grup öğrenciden birine hiç aşina olmadıkları bir dille eğitim verilirken, diğer öğrenci grubuna ana dilleri olan İngilizce ile 6 haftalık eğitime başlanmış. Bu 6 haftanın sonucunda öğrencilerin beyin taramaları yeniden yapılmış, yabancı dilde eğitim alan öğrencilerin beyin ağırlıklarının diğer grup öğrencilere göre çok daha arttığı gözlemlenmiştir.

Benzer bir araştırma sonucunda bebekliği boyunca çevresinden gerekli yollarla uyarılmış, ebeveynleri sık sık onunla konuşmuş, şarkılar söylemiş bir bebeğin beyni ve yeterince uyarılmamış, çok fazla sese maruz kalmamış bir bebeğin beyninde ciddi fiziksel farklılıklar olduğu gözlemleniyor. Yani bir bebeğin beyninde tekrarlanan deneyimlerle uyarılmayan bağlantıların körelip yok olduğu, beynin ilgili bölümünde uyarılan diğer bebek kadar büyüme ve genişleme görülmediği, tekrarlanan deneyimlerle uyarılan bebeğin beynindeki bağlantıların ise geliştiği görülüyor. Hatta araştırmacılar beynin bu genişleme-daralma niteliğini “use it or lose it” yani “kullan ya da kaybet” şeklinde ifade etmişlerdir. Beynimiz, diğer tüm organlarımız gibi kendisini zorladığımızda “bu kadarı yetmiyor” diyerek ihtiyacı karşılamak için kendisini genişletiyor; kullanılmadığı durumlarda ise vücudun enerjisini ziyan etmemek için o bölgeleri küçültüyor. Tam bir ekonomi davranışı! Üstelik bu davranış yaşamın ilk 10 yılında çok daha yoğun, bu sebeple çocuklar kelime ezberi ve gramer dersi almadan ana dili edindikleri dönemde “zahmetsizce” başka dillere de kucak açabiliyorlar. Yeter ki, biz o beyni azıcık gıdıklayalım. 

Erken yaşta çocuklarınızın beyin gelişimini yabancı dille desteklemek için 0-3 Yaşta Yabancı Dil Eğitimi Seminer Notlarımıza göz atabilirsiniz.

Kısaca özetlemek gerekirse, yeni bir dil edinmenin beyinde yol açtığı değişiklikler yapılan araştırmalarca kanıtlanmıştır. Çocuk beyin ise, insanoğlunun sadece bedenini değil, aslında tabiri caizse tüm geleceğini dönüştürüyor. Dil öğreterek çocuğunuza yatırım yapın, çocuğunuzun beyni de çok dille yetişmenin avantajını çocuğunuza ömrü boyunca yaşatsın. 

Çocuğunuzun dil gelişimini AstraKid Canlı Dersleriyle destekleyebilirsiniz. İngilizce ve Arapça Canlı Derslerimizle ilgili detaylı bilgi almak için tıklayın.